|
|
 |
Cem Uzan Bildirileri, Genç Parti Haberleri, Libananco Davası Gelişmeleri, Alara Uzan ve Güncel Haberler
12 Haziran 2003’te Enerji Bakanlığının haksız ve hukuksuz biçimde el koyduğu ve 2006 yılında Libananco davasının açıldığı şimdi haklarını aradıkları Uzanların kazanma şansı Türk Hükümetine karşı avantajı daha çok ve davanın önemi büyük.
23-25 Mart tarihlerinde Hakan Uzan, Cenk Türkan ve Cem Uzan’ında tanık olarak katıldığı bu günlerde Uluslararası Tahkim Heyeti’nin karşısına çıktılar ve Türkiye’yi ağır bir tazminat yükü ile karşı karşıya bırakacak davada ifade veriyorlar. Uluslararası Tahkim Heyeti’nden 8 günlük özel seyahat belgesi alan; dün ifadesi alınan Hakan Uzan, Başbakan ile yaptığı görüşmeleri ve güçlü belgelerle hakimler karşısında açıkladı.
Davanın seyrinden önceki duruma geldiğimizde,
TÜRK HÜKÜMETİ'NİN HATA ÜSTÜNE HATALARI
Dünya Bankası nezdinde faaliyet gösteren ve bu davaya bakan International Centre for Settlement of Investment Disputes’tan (ICSID) özel dokunulmazlık alarak geldiği herkesçe biliniyor. Türkiye’nin itirazları yeterli olmadı. Daha önce de bu davada Enerj Bakanlığı’nın avukatlığını yapan Aydın Coşar Hukuk Bürosu ve ABD’li partneri Fresfields Bruckhaus Deringer LLP’nin İngilizce çevirmen olmadığı için savunmayı yapamayan, Uluslararasi davalara bakan avukatların azizliğini daha önce yaşamıştık.Lİbananco davasının bu en kritik aşamasında Türkiye’yi savunan Fresfields’in en önemli iki avukatının, davanın esastan görüşülüp görüşülmeyeceğine karar verilecek bu duruşma öncesinde Tahkim Heyeti’ne gönderilen listede davayı en başından bu yana Fresfields Bruckhaus Deringer LLP adına temsil eden Jan Paulsson ile Lucy Reed’in isimleri yer almadı.Cem Uzan Libananco'daki hisselerini 11 bavulla ve özel bir kargoyla New York'a yollamıştı. Türkiye bu hisselerin sahte olduğunu iddia etmiş daha sonra Enerji Bakanlığı'ndan giden teknik inceleme heyeti on binlerce evrakı tam bir ay incelemiş ve tek bir sahte belge bulamamıştı.Fakat daha önemlisi Türkiye'nin Uzanlar aleyhine hakimlere sunduğu belgeler yasadışı dinleme kayıtlarından oluşuyordu. Hukukçular bu belgeleri Türkiye adına utanç verici şekilde reddetmekle kalmayıp bu rezaletin imha edilmesine de hükmetti.Kısaca büyük bir hezimet yaşanması ve mahkemenin Türkiye’nin aleyhine sonuç vermesi kaçınılmaz gibi görünüyor.
Bu hatalar Türkiye için uzun zaman önce görülsede savunmanın gecikmesi, İngilizce çevirmenin olmaması, yasal olmayan dinlemeleri, msn ve mail kayıtları, sahte belgeleri, İnterpol tarafından kırmızı bültenle 7 yıldır aranan Hakan Uzan’ın özel izin alıp elini kolunu sallayarak Paris’te ifade vermesi, Türk tarafının savumasını yapan avukatların katılmaması ve en önemlisi Türk yargısının ÇEAŞ ve KEPEZ davalarında Uzanları haklı bulup bir çok davanın kaybedilmesi, Türk yargısının bile ÇEAŞ ve KEPEZ hisselerine dur deyip satılmasını engellemesi büyük örneklerdir. Bu davada Türkiye’nin prestiji çok sarsılmıştır ve 21.5 Milyar doları bulan tazminatının ödememe şansının bile bulunmadığı, bu kriz zamanında bu yükün ağırlığını anlamak çok zor olmasa gerek...
Daha önce de TMSF’ten 7 Milyar dolar kazanan Cem Uzan’ın neşeli ve rahat tavırları Türkiye’yi bekleyen tehlikenin farkına varmasına ve davanın önemine işaret etmektedir.
Aslında bu seviyelere gelmeden öncelere gittiğimizde,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) başvurusu üzerine 2003 yılında Uzan Grubuna ait ÇEAŞ ve Kepez Elektrik şirketlerine el koymuştu.İMARBANK davasıyla başlayan el koyma işlemlerinde 250’ye yakın şirketlere haciz getirilmiş, Telsim, CEAŞ, Kepez, METAŞ, Berke Barajı, 10 tane Çimento fabrikası, Kral TV, STAR, 10 adet radyo, İmarbank, Adabank ve buraya yazamadığımız Uzanların Türkiye’ye sağlamış olduğu büyük yatırımlar TMSF bünyesine geçmiştir. Bedelinden ucuz rakamlara elden çıkarılmak istenmiş, borcu bitmedi diyerek ev eşyalarına kadar, çoçuklara kadar borçlu gösterilmek istenmiştir. Çoğu kişi bunları bilmez ve TV, RADYO, İNTERNET haberlerinde gösterilmez, haber olarak değer görmez.
Uzanlar; iş Hayatında Doğu Batı ayırmayan, Ülkeye bir çok Hükümetin toplam icraatlarından daha fazla yatırım yapmış.40 bin kişiye iş imkanı sağlamış.Yatırım anlamında hep Ülkede ilklere imza atmış.TÜSİAD Avrupaya çalışıyor diye TÜSİAD’a üye olmamış.Yatırımlarında kesinlikle yabancı sermayeyi yurda sokmamış.Yatırımlarına yargı kararı olmaksızın AKP tarafından kanunsuzca el konulmuştur.Milli sermayeye çok ciddi güç sağlayan bütün yatırımları yabancılara özelleştirme adı altında değerinin çok daha altında satıldığını bilmekteyiz.
Yukarıdan çıkarılan sonuç şudur ki, şimdi Türkiye’ye dava açmış gibi gösterilen Cem Uzan’ın aslında Türk sevdalısı olduğunu anlamak ve yatırımlarının hepsini devletten bir kuruş almadan yapan Uzanları suçlamak, siyasi linç malzemesi yapıp üstüne yalan haberlerle Türk milletine kötü gibi göstermek ne kadar onurumuza sığar siz düşünün...
Bu dava kaybedilirse hataların bedelini Türkiye değil; suça ortak olan mallarını elinden alanlar, asılsız haberleri yapanlar ve bu bedeli hak hukuk tanımayanlar ödemelidir.21.5 milyar ve 7 Milyar toplam 28.5 milyar doları kimin ödeyeceği açıkça ifade edilmektedir.
SAYGILARIMLA
METE AYVAZ

|
|
 |
|
|
|

GENÇLİK MARŞI
| |
|
|
|
|
|
|
 |
|
| |
|
|